Sayfalar

12 Eylül 2006 Salı

Bir Cebit Fuarının Ardından...

Bu sefer, 2003 senesindeki fuardan kimi açıdan daha parlak, kimi açıdan da daha sönüktü. Pazar günü olmasından dolayıdır ki oldukça kalabalık bir fuar ve oldukça kalabalık otobüsler ile oralara kadar gidip gelebildik.

Yolculuk boyunca hem gidişte hemde dönüşte, otobüsün orta kapısının önüne oturduk. Şikayetçi olup öte yandan da biraz eğlenebiliyorduk yoksa pek keyifli bir yolculuk olmazdı, hele ki 2 saate yakın sürecekse. Oturunca aslında otobüsün oldukça alçakta olduğunu fark ediyoruz ki kapının dibinde oturup dışarıyı seyretmek ve geçen arabalardaki insanlara el sallamak da ayrı bir hissiyat, girmiyorum bu konuya.

Bu sene ki Cedit'te ağırlığı görünen (veya sadece benim ilgimi çeken bölümler) bölümler ise Sony, Sony Ericsson, Nokia, Turkcell ve Avea standlarıydı. Sony standında herkes Sony Playstation 3'ü oldukça yakından gördü (ben de gördüm ve sonra hayata bakış açım resimde de görüldüğü gibi aptal bir ifadeye büründü). Açıkçası oyun içi görüntüleri beni hayrete düşürdü, bu meret Avrupa'da Şubat ayında çıkacakmış, eh, 600$ da veremem en azından şu an. Öte yandan Nokia standından Nokia N92'yi denedim ki, N-Gage'imde oynadığım System Rush'ın yeni sürümü oldukça güzeldi. Turkcell standı ise oldukça kalabalıktı ama bence en güzel stand Avea'nındı, sekizinci salonun neredeyse tamamı Avea'nın kanatları altındaydı, özellikle de bir çok Avea'lı güzel bağyana da GPRS ayarlarım konusunda sıkıntılarımı dile getirip çözüm aradım, ama nedendir başarıya pek ulaşamadım gibi... Öhömm... Geçelim...

Fuar alanında Can abiyle buluştuk. Great Warlords olarak bir röportajdan bahsetti. Dolaştık dolaştık, bizi ingilendiren tüm ufak detaylara göz gezdirip "Hımmm, fena değilmiş" yorumu yaptıktan sonra Kadıköy'e varında PS2 Cafe'de bir Winning Eleven 10 da çevirdik.

(Yaka kartımız da eksik olmasın)