Sayfalar

28 Ağustos 2009 Cuma

Gün geçmiyor ki bir şey daha beni şaşırtmasın...

Bilgisayar kullanıcılarının büyük bir çoğunluğu Vista'dan şikayetçi olmakla bence haklılar, insanın işini kolaylaştırmaktansa zorlaştıran bir işletim sistemi olarak görüyorum. Her ne kadar Pardus'um ile mutlu olsam da, netbook kullandığım için bir DVD okuyucudan mahrum kalıyorum ve bu çok ender de olsa eksikliğini hissettiğim bir sorun. Böyle durumlarda ise çoğunlukla evde aile fertleri tarafından kullanılan ve içinde kurulu bir Windows Vista ile gelen bir dizüstü bilgisayar daha var. CD'lerle haşır neşir olacağım vakit bu bilgisayara doğru yönelmekse şimdilik benim tek seçeneğim.

İlginçtir ki, bu bilgisayarın içindeki işletim sistemi sağ olsun, bir işletim sisteminin gerçekleştirmesi gereken en temel eylemler aslında bir işkenceye dönüşebiliyor; ortalama 7 MB boyutu olan bir dosyayı USB bellekten silmek için 18 saniye boyut hesaplayarak ve 1 dakika 26 saniye de dosya silmek için harcayarak yeterince zaman yediği yetmiyormuş gibi, bu süreçler içerisinde bazen takılması ve de uygulamaların yanıt vermemesi, insanı sabah sabah daha evden çıkmadan sinir küpüne çevirmekte birebir. Kaldı ki bu dizüstü bilgisayarı alırken sadece Vista ile satılması ve ürünün lisans ücreti için de bir bedel ödendiğini de hesaba katarsak, tüm güncellemelerine rağmen bu tür sorunların ve yavaşlıkların yaşanıyor olması da sinir katsayımı arttıran bir etken. Neyse, benim asabiyetimin sebebini bir tarafa bırakırsak, beni sinirlendiren bir diğer noktaya geçmek istiyorum; bu işletim sisteminin garanti kapsamını ne şekilde etkilediği.

Şu ana kadar yazılanlardan Vista ve bir dizüstü bilgisayarın garanti kapsamı arasında bir bağ kuramamanız doğal. Konuyu yavaş yavaş bu yöne doğru çekeyim o zaman.
Bilişim yayınlarını takip eden biriyseniz ve işletim sistemleriyle ilgili gelişmeleri de takip ediyorsanız, "Amerika'da satılan dizüstü bilgisayarların büyük bir çoğunluğunda kurulu olarak gelen Windows Vista'nın kullanıcı tarafından kaldırılması ve başka bir işletim sisteminin kurulması halinde ürünün tamamen garanti kapsamından çıktığı"yla ilgili haberlere bir şekilde rastlamış olmanız muhtemel. Her ne kadar ben bu satırları yazarken doğrudan bir bilgi kaynağı bulamamış olsam da, zaman içerisinde bu konuyla ilgili yazılar okuduğumdan hafızama güveniyorum. Şimdiyse Amerika'daki durumu da bir tarafa bırakıyorum ve memleketimde ne gibi benzer bir manzarayla karşılaştığımı sizlerle paylaşmak istiyorum.
Söz konusu Vista kurulu dizüstü bilgisayarımın markası BenQ ve daha önce donanımsal bir sıkıntısı olduğundan dolayı -adının karalanacağı düşünülebilmesinden ötürü burada özellikle yazmayacağım - teknik servisi arıyorum ve kurulu olan işletim sisteminin yakında çıkacak olan Windows 7'ye yasal yollarla yükseltmenin karşılığında ne kadar bir bedel ödemem gerekeceği hakkında bilgi istiyorum. Bu tür süreçlerle doğrudan BenQ'nun ilgilenmediğini ve anlaşmalı teknik servislerin ilgilendiğini daha önce farklı sebeplerle öğrenmiştim. Söz konusu teknik servisten konuştuğum yetkili kişinin bana söylediği kadarıyla benim elimdeki ürünün bu şekilde bir sürüm yükseltme servisinden ne yazık ki yararlanamadığımı soruyorum. Ancak, görüşmenin sonlarına yaklaşırken yetkili bu kişinin anlattıklarının arasından dikkatimi çeken bir husus, aslında görüşmenin pek de sonunda olmadığımın ilk göstergesi oluyor; "(...) Yetkili servisimiz garanti kapsamı içerisinde Windows 7'yi kurulumu yapmıyor. Siz, bu ürünü bize getirirseniz bunu kurmamız pek tabii ki de mümkün ancak bu durumda da elinizdeki ürünün garantisi sonlanır. (...)"

Bu açıklama üzerine konuyu biraz daha genişletiyorum ve aldığım yanıtlar beni gerçekten şaşırtıyor. Yetkili kişiden öğrendiğim kadarıyla, ürünle beraber gelen Kurtarma Disk'i haricinde bir kurulum gerçekleştirirsem (ki bunlar arasında Pardus, başka bir dağıtım veya herhangi bir Windows sürümü olduğunu kendisi dile getiriyor) ürünün kesinlikle garantisinin sonlanacağı yineliyor.

Şimdi, her ne kadar yazı içerisinde özgür yazılımdan bir satır haricinde hiç bahsetmemiş olsam da, aslında önemli bir noktaya değindiğimi düşünüyorum ve bunu da açıklama ihtiyacı duyuyorum; özgürlüğümün kısıtlanıyor olması. Donanımsal özelliklerinin yeterliliğinden dolayı belirlediğim fiyat aralığında bir dizüstü bilgisayar alıyorum, üreticilerin veya dağıtımcıların ülkemizde uygulanan satış politikası gereği ne yazık ki kullanmayı tercih etmediğim bir işletim sistemi için de lisans ücretini ödemiş sayılıyorum ve bu lisans ücretini ödemekle beraber yasal olarak kullanma hakkım olan bu işletim sistemini dizüstü bilgisayarımdan kaldırmak istediğimdeyse şunu görüyorum; aslında alabileceğim iddia edilen ama asla somut bir şekilde alamadığım yazılım desteğinden mahrum kalmakla beraber olası donanım sorunlarını kapsayan garanti hakkımı da kaybediyorum.

Şimdi soruyorum; benim bu dizüstü bilgisayarımı özgür bir şekilde kullanabilmem ne kadar mümkündür ki? İstediğim işletim sistemini kuramıyor ve kaldıramıyorum. Burada bir müşteri olarak memnun kaldığımı söyleyebilmem, mümkün değil. Az sayıdaki insanlardan biriyim; dizüstü bilgisayarını alırken kullanmayacağı bir işletim sistemini de satın almak istemeyen bir kullanıcı. Sizden de bir ricam olacak, eğer bilgisayarınıza Pardus veya başka bir dağıtım kuracaksanız, yanında size verecekleri o hantal işletim sistemi için bir harcamada bulunmayın, onun yerine tepkinizi ve ne istediğinizi ifade edin, bundan da hiç vazgeçmeyin.

** Bu yazıyı yazdığım saatlerde feci bir diş ağrısı çekiyorum. Uzun, karmaşık, yılan hikayesine dönmüş cümlelerim varsa (ki olacağını bildiğimden ötürü bu notu yazıyorum zaten) şimdiden özür dilerim...